Anahtar Kelimeler: Necati ALODALI' Kaleminden BURUK BAYRAM

KÖŞE YAZILARI

KÖŞE YAZILARI Haberleri


Necati ALODALI'nın Kaleminden, BURUK BAYRAM

Bizleri buruk da olsa bir bayrama daha kavuşturan Cenabı Allah’a sonsuz hamd ve şükürler olsun. Yine bu mübarek bayramın vatanımıza, milletimize ve İslam âlemine, huzur, sağlık ve hayırlar getirmesini niyaz ediyorum.

Bayram günleri insanların kaynaştığı, inancımızdan kaynaklanan birlik ve beraberliğin doruğa ulaştığı müstesna günlerdendir. Ancak bu bayrama vahşi terör devleti İsrail’in savunmasız Filistin halkına uyguladığı şiddet, tedhiş ve terör Ramazan’ın son günlerinde iyice dozunu artırmış; İsrailli asker ve polis teröristlerin mukaddes Mescidi Aksa’da kullandıkları gaz, plastik mermi ve ses bombalarıyla ibadet hürriyetini engelleyici saldırıları yoğunlaşmıştır. Bebek, çocuk, kadın, yaşlı pek çok insan yaralanmış, Mescidi Aksa’nın kudsiyeti ve insanlar ayaklar altına alınmışlardır.

 Müslümanların ilk kıblesi, mukaddes mekânı olan Mescidi Aksa ve Kudüs günümüzde garip ve kimsesiz bir vaziyettedir. İslam ülkelerinin yönetimleri siyonizmin kıskacı altında olduğundan hiçbir müdahalede bulunmamaktadır. Kudüs’ün maalesef Türkiye’den başka bir hamisi kalmamıştır. Yahudilere bütün baskılara rağmen bir karış toprak vermeyen Ulu Hakan Cennetmekân Abdulhamid Hanı tahttan indirenler, ona kızıl sultan diyenler ve günümüzde de aynı görüşün savunucuları olanlar terörist İsrail’in suç ortaklarıdır. Mescidi Aksa yanarken yüreği sızlamayan ve Müslüman geçinen bu hainlere bir hatırlatma yapalım:

Selahaddin Eyyubi Kudus’ü haçlıların esaretinden kurtarmaya giderken Kudüs işgal altında iken bir Müslüman nasıl olur da gülebilir, Kudüs işgal altında iken bir Müslüman nasıl olur da rahat uyku uyuyabilir” demiştir. Kudüs, zorbalar tarafından dövülen küçük bir çocuğun gözyaşları içinde “abim gelince siz görürsünüz” der gibi Türkiye’yi bekler bir haldedir.

        …

Ayrıca yurt içinde covid-19 salgını dolayısıyla uygulanan kısıtlamalar ve can kayıpları sebebiyle Ramazan’ı buruk bir şekilde tamamlıyoruz. Gerek salgında yaşanan sıkıntılar ve can kayıpları gerekse terörist İsraili’in uyguladığı mütecaviz eylemler ve menfur saldırılar Müslümanların bayrama buruk bir şekilde girmesine sebep olmuştur. Bazılarının artık kulaklarını açma zamanı geçmektedir. Üstat merhum Cemil Meriç, “zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur” demektedir.

          …

 Allah için bir ay oruç tutan Müslümanların bayramları bir tatil vesilesi gibi algılamaması gerekir. Bayram gün ve geceleri Müslümanların sevinç ve neşe günleri olduğu kadar bu gün ve geceleri değerlendirmenin önemi de çok büyüktür. Bayramları dini bir sevinç olarak idrak ve ihya etmeleri için Rasulullah (S.A.V)’in söz ve fiilleriyle bayramları nasıl yaşadığını ve bizlere tavsiyelerini aktaralım. Bu konuda Peygamber efendimiz hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

 “Rahmet kapıları dört gecede açılır. O gecelerde yapılan dua ve tövbeler reddolunmaz. Bu geceler Ramazan bayramı ile Kurban bayramının birinci geceleri, Şaban ayının 15.ci gecesi ve Arefe geceleridir. Regaip gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecelerinde yapılan dualar geri çevrilmez.”  

                Müslüman olarak bizlerin en temel vasfımız Allah'a kul olmaktır. İnsan hayatı boyunca yaşadığı sevinç ve üzüntülere yol açan hadiseler karşısında nasıl davranacağını; sevinçli ve kederli durumlarda neler yapacağını yaşadığı kulluk ölçüsünde belirler.

İnsan sevinç ve üzüntü hallerinde bazen bu kulluk ve itidal çizgisinden uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bayramların verdiği sevinç ve sürur halinin milletçe paylaşıldığı günlerde az da olsa bayram neşesini değişik kutlamalara vesile edenler dinen tehlikeli bir ortama da yol açabileceklerdir.

                Bayramlar,  bayram namazı ile başlar. Yani Müslüman’ın her şeyi gibi bayramı da kulluk temeli üzerinde yoğunlaşır ve o çizgiyi takip etmesi gerekir. Çeşitli vesilelerle dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allah’u Teâlâ’yı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan yani mümin, herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır.

               Kimseye darılmamalı, dargınlık olduysa, 3 günden fazla sürmemeli, bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyruluyor:

                Din kardeşiyle 3 günden fazla küs durmak caiz değildir. Üç gün sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır. O kimse selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa o günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.

                Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere sadaka vermek, İslamiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek sünnettir. Bayramda hediyeleşmek ve tebrikleşmek bir başka güzelliktir. Hediyeleşmek sevgi ve muhabbet bağlarını kuvvetlendirir. Ancak, bu konuda gösterişe kaçmak suretiyle insanları zor durumda bırakmamaya da dikkat etmek gerekir.

                Müslüman üzüntüde olduğu gibi sevinçte de inancının esaslarına son derece saygılı davranmak sorumluluğundadır. İlahî ikram günü demek olan bayramlarda sevincimizi arttırmak, bu güzel günlerimizin hayrından daha büyük ölçüde yararlanmamız gerekir.

                İçimiz buruk olarak karşıladığımız Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Rabbimiz milletçe cümlemizi sağlık, sıhhat ve afiyetler içerisinde daha nice bayramlara kavuşmamızı nasip eylesin.

                Bu Bayram günlerinin Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Yemen’de ve dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın zulüm altındaki kardeşlerimizin hürriyetlerine kavuşmalarına, onların da sevinç ve huzuru bulmalarına vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ederim.

                        …

Yıkılasın İsrail, enkazını göreyim. Sana devlet diyenin yüzüne tüküreyim!(Necip Fazıl)

             

 

KÖŞE YAZILARI 12.05.2021 09:30:00 0