Anahtar Kelimeler: Sürmenaj Adamlarımız

KÖŞE YAZILARI

KÖŞE YAZILARI Haberleri


Sürmenaj Adamlarımız Yok

Mehmet Karagöz'ün Kaleminden

Sürmenaj nedir?

Sürmenaj psikolojiye dayalı bir hastalıktır. İş başarısını veya karyerini yükseltmek isteyenlerin olağan üstü gayret ve çaba göstererek çok yoğun çalışması sonucunda beyin fonksiyonlarının ve vücut dinamiklerinin tükenmesidir.

Bu hastalığa yakalanan kişi artık her şeyin bittiği zehabına kapılır ve genellikle kendi hayatına son verir.

Bazı ülkelerde ve Japonya’da tedbir alınması gereken bir konudur. Zira yılda 3 bin civarında sürmenajdan ölenler devleti önlem almaya zorlamıştır.

Performansa endeksli maaş sistemi insanları bu yöne sevk etmiş, aşırı çalışma sonucu bu hastalığa düçar olmuşlardır.

Bizde, ülkemizde durum nedir?

Türkiye’de bir doktordan bahsedilir. 11 gün hiç masadan kalkmadan mesleğinde ileri düzey sonuçlar elde etmek için çalıştı. Sonra öldü. Önce sürmenaj teşhis edildi. Ancak daha sonra ayağından bir pıhtı koparak beyin fonksiyonlarını durdurduğu anlaşıldı. Gazeteci Mithat Bereket için de aynı hastalığı ifade edenler var ama kati bir teşhis ortada yok.

Yani bizde sürmenajdan ölen yok. Elbette hiç kimsenin ölümünü isteyecek değiliz. Ancak bu durum bir gerçeği ortaya koymuş bulunuyor.

Beyin patlatarak, tüm dikkatini toplayarak çalışma yapan ve ortaya teknik, teknolojik bir buluş ortaya koyma gayretinin olmadığını. Bilimsel bir yenilik ve gelişme bulma başarısının görülmediğini. Olanlar da yurt dışında çalışmayı tercih etmişler.

Henüz bir cep telefonu bile, televizyon bile, daha pek çok şey yapamamış durumdayız.

O halde İlk yapılması gereken şey, devlet kademelerinde ve özel kurumlarda başarı ve performans kriteri ile maaş getirilmeli. 360 derece ölçümler yapılarak kişilerin kıymeti ortaya konmalı buna göre de maaş verilmelidir.

Akşama kadar her gün hiçbir iş yapmadan maaş alan çok insan var. Zerre kadar iş yapmayı, bir güzellik ortaya koymayı, faydalı olmayı düşünmez. Her ay maaş tık tık geliyor. Hiçbir şey sorulmuyor. Bu da bu milleti geri bırakır. İleri gidiş olmaz ya da çok geç olur.

Ayrıca, hiç iş yapmadığı halde çok şey yapıyormuş havası da verir. Sorsan ülkeyi değil dünyayı o yönetiyor. Hele sosyal medyaya gelince klavye kahramanlığı sayesinde dev adam oluyor. Kağıt adam yani!

Bundan kurtulmalıyız. Bir tek Selçuk Bayraktar’ın gayret ve çabası ile bakın neler neler yapar olduk. Savunma sanayisinde dünyanın parmak ısırdığı üstün başarılar ortaya konmuştur. Sonuç; bin tane Selçuk Bayraktar’ımız olduğunda ABD, AB ve Japonya nalımızı toplar. Buraya giden yolu bulmamız lazım. Beyin patlatan, mutlak başarıyı göğüsleyen, vatanı milleti için sürmenaja tutulan insanlar üretmeliyiz.

Elbette bu tür sonuçlara erişmek uzun zaman alacaktır. Ama biz henüz başladık mı? Işık göründü. Doğru yola henüz giriyoruz. Arkası gelecek inşallah.

KÖŞE YAZILARI 24.06.2021 10:49:00 0