İlginizi Çekebilir



Necati ALODALI


41 KERE KAHROLUN!

“Bizim çocuklar” sahiplerinin talimatı ile Türkiye’yi kurtarmak(!) için tam 41 yıl evvel 12 Eylül’de darbe yaparak menfi-müspet ne varsa her şeyi devirdiler, adeta memleketin omurgasını kırdılar!


Darbeyi yapanlar, katılanlar, destek olanlar ve sevinenler inşallah 41 kere kahrolursunuz.

Kendisini dünyanın sahibi olarak gören ABD ve hempaları bu milletlin bin yıldır “peygamber ocağı” olarak gördüğü, ciğerparelerini kınalayıp gönderdiği ordusunu kendi emelleri doğrultusunda kullanabileceği bir kurum olarak görüp “Bizim çocuklar” diye vasıflandırabiliyor! Bu yüzden darbeden sonra “Bizim çocuklar başardılar” demişlerdir.

“Bizim çocuklar” tarafından ülkeyi kurtarmak(!) için önce ekonomiden siyasete kadar her alanda bir kaos ortamı oluşturulmuş; gençlik, Devgenç-Devyol-Devsol-Ülkü Ocakları-Akıncılar v.b gibi fikir ayrılıkları ile karşı karşıya getirilip anarşi ve terör körüklenmiş, Maraş ve Çorum olayları gibi mezhep çatışmaları tezgahlanmış, akşam-sabah işlenen ideolojik cinayetlerle millet adeta canından bezdirilmişti.

Darbe öncesi bilhassa son on yılda %100’ü aşan enflasyonla ortaya çıkan ekonomik bunalımlar, siyasette de tıkanmalar meydana getirmiş, karşıt görüşlü sendikalar adeta birbirlerine savaş açmış, siyasi ayrışma kamu görevlileri arasında da “Töbder-Ülkübir, Polder-Polbir, Memder-Ülkümbir” gibi dernekler adıyla ülke kamplara bölünmüştü.

Üç kıtada at koşturan koca ülkenin “kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” denilen yedi düvelin birlikte hücumuyla kolu kanadı kırılmış, parçalanan devletten kırktan fazla ülke kurulmuş fakat milletin dişi-tırnağıyla kurtarabildiği bu kadarcık yurdu bile bu millete çok görüp yüz yıldır her fırsatta kenarından köşesinden törpülemeye kalkmışlar; ne zaman kendi benliğini hatırlamaya kalksa, ne zaman kendine gelmeye çalışsa darbeyle, balans ayarıyla kendi planlarına uygun çeki-düzen verilmeye çalışılmıştır.

12 Eylül öncesinde tüm yurtta sıkıyönetim olmasına rağmen, yetki de askeriyede olmasına rağmen yukarda sayılan bütün cinayetler ve toplumsal sorunlar aynı kadro tarafından yapılan askeri darbe sonrası bıçak gibi kesilmişti!

Darbe sonrası kurulan askeri mahkemeler Darbeci Kenan Evren’in dediği gibi “adaletli olsun” denge(!) olsun diye bir sağdan bir soldan deyip 259 genci idam ettiler. Hatta asılan solcu Necdet Adalı’ya denge olsun diye birkaç saat sonra idam edilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun ailesi, oğullarının asıldığını infazdan üç gün sonra çocuklarını ziyarete geldiklerinde öğrenebilmişti. Şehiden idam edilen Pehlivaonoğlu asılacağından haberleri olmayan ailesine şu mektubu bırakmıştır:

“Sevgili anneciğim ve babacığım, sizler beni bu yaşa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. Benim sizlere karşı işlemiş olduğum hataları ve suçlarımı affedin. Hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar Cenab-ı Hakk’ın ve Onun Resulünün, Yüce Peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın yazımız böyle yazılmış. Kader ne ise onu çekeceğiz. Ben de kardeşim Haydar gibi bir an önce Allah’ın huzuruna çıkacağım. Eğer benim günahım varsa Cenab-ı Allah’ın huzurunda çekmeye hazırım. Yok, bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler Allah’tan bulsunlar. Şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa’lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır. Bunun için hiç üzülmeyin. Cenazemin arkasından ağlamayın, günahtır. Sizden ricam ağlamayın. Anne, sizlerle helalleşmek isterdim, fakat olmadı. Hakkım varsa, hepinize helal olsun, siz de helal edin. Son olarak, abime, yengeme, yeğenime, bacıma selam eder, haklarını helal etmelerini dilerim. Nişanlıma da selam eder, Cenab-ı Allah’ın mutlu bir yuva kurması için ona yardımcı olmasını dilerim. Oğlunuz Mustafa''

“Bizim çocuklar”ın başardığı darbeyle iki milyona yakın kişi fişlendi, 650 bin kişi suçunu bilmeden gözaltına alınıp 230 bin kişi yargılandı. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişi işkenceden öldü.  Sağdan-soldan 30 bin kişi yurtdışına sığınmacı olarak kaçtı. On binlerce kişi işten atıldı. 141,142 ve 163. Maddeler giyotin gibi işletildi.

Darbeler ve darbeci siyasetin işleyişi ile hala siyasiler, bazı basın-tv organları, sermaye çevreleri, darbe çığırtkanları, vesayet odakları, Fetö ve maşaları, bölüp parçalayarak darbe yapmak isteyen aşırı sol ve bölücü örgütler bütün yönleriyle bilhassa genç nesillere ve tüm halkımıza anlatılmalıdır.

Halka karşı ve halka rağmen yapılan 27 Mayıs 1960, 12 Eylül 1980 darbeleri ile 12 Mart 1971, 28 Şubat 1997 ve 27 Nisan 2007 e-muhtıralı darbe girişimleri olmuştur. Son olarak da 15 Temmuz 2016 da haşhaşi Fetullahçı’ların halkın üzerine ateş açarak, bazı cahil-maşa-gafil siyasilerin ”kontrollü darbe-tiyatro” dediği 250 şehit verdiğimiz darbe girişimini bu milletin her bir ferdi göğsünü siper ederek önlemiştir.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti, ABD kaynaklı bazı dış odakların “bizim çocuklar” dediği yapıların, aklına esince darbe yapabileceği bir ülke değildir ve asla olmayacaktır. Çünkü “bizim çocuklar” asli hüviyetlerine kavuşmuşlar, “Peygamber ocağı” olmanın gereğiyle her bir ferdi şahadete koşan neferler olmuşlardır. İç ve dış düşmanlar iyi bilsinler, çünkü: 

"Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,

Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın”

 

Rabbim bir daha bu necip millete acılar yaşatmasın. Darbe çığırtkanlarına-heveslilerine ve son darbe teşebbüsünde şehit olan 250 kişinin katillerine iade-i itibar vereceğini söyleyen gafil-hainlere fırsat vermesin. İçinden dahi geçirenleri de kahr-u perişan eylesin.