Mehmet KARAGÖZ


ARUSİLİK VE KRİPTO YAHUDİLİK:

Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında kurulan tarikatlara dikkatle bakılması iyi anlaşılması lazımdır.


Üst akıl denilen güçlerin dünyada 70 bin tarikat kurduklarını itiraf etmeleri islam dünyası üzerine nasıl bir oyun ve plan kurdukları anlaşılmalıdır. Ülkemizde de benzer tarikatlar kurmadıklarını sanmak yanlış bir duruştur.

Bu ve benzeri tarikatların bütün cemaat ve mensupları aynı zamanda gönüllü ajandılar. Amerika'nın CIA'sı, İsrail'in Mossad'ı ve İngiliz istihbarat birimleri ile yakın bir ilişki oldular. Hedef tektir ve bellidir. Başta Osmanlıyı yıkmak ardından İslamı bozmak.

ARUSİLİK, önce Şazeli tarikatının bir kolu olarak ihdas edildi ve sonra kripto Yahudiler bu kolu ele geçirdiler. Öyle olmasa kendilerini İslami alanda kabul ettiremez etkili olamazlardı. Buradan siyasi ekonomi ve sosyal alanlarda her bir kripto söz sahibi olarak kendi emellerini gerçekleştirdiler.

Bu tarikat mensupları öncelikle sahte Türkçülük fikrini öne çıkartarak, adeta bayraklaştırdılar. Zaten baskılanmış olan Türk olma fikri parlatıldı.  İslam pörsütüldü ve unutturuldu. Türkiye Cumhuriyetini ilk kuruluş yıllarında ve sonrasında adı parlayan etkili ne kadar politikacı, devlet makamlarında yer almış kimse varsa bu tarikatın mensubudur. Sanayi, sanat ve diğer alanlarda da aynı tarikat mensupları ön safları işgal etmiştir.

Dünya Yahudi Konseyi'nin de desteğini alarak Osmanlıyı tarihten sildiler. İslam'dan soyutlanmış bir Türkçülük algısı içine girdiler. Artık Osmanlıdan sonra Türklerin ve Türkiye’nin yol güzergâhı bu kimseler tarafından sevk ve idare edilmiştir.

Mesela, Kore’ye asker sevki bunların etkisi ile olmuştur. Sabetayist kurumlar ve yandaş dernekler ve teşekküller kurularak nüfuziyetlerini geniş tutmuşlardır.

Cemaat mensuplarının Yahudi ve ermeni olan adlarını Türk müsliman adları ile değiştirip çirkin yüzlerin gizlemişlerdir. Mesela, Arusiliğin diğer kripto Yahudi Şeyhi(!) Harun Kan'dı.. Harun Kan'ın gerçek adı; "Aaron Kanduyati” idi.

ARUSİLİK İttihat ve Terakkicilerin tarikatıdır. Bu bir gerçek tarikat değil fitne kazanıdır. İki yüzlü ve art niyetli faaliyet icra etmiştir.

Sultan Abdulhamidin de bağlı oldu Şazeli tarikatının kolu olması hasebiyle sinsi faaliyetlerini daha rahat icra edebilmişlerdir. Bu fitne ocağında yenilikçi fikirlere sahip, hürriyet tellalcıları ve özgürlük goy goycuları toplanmıştır. Abdulhamid Han düşmanlığı Cemaatin odak noktasıdır. Üzeyir Garih’in de şeyhi olan Küçük Hüseyin ve Fevzi Çakmak gibi kimseler bu tarikatın merkezindedir. Ülkenin çarkını döndüren tüm güçler ellerinde olup, yapamayacakları bir şey yoktur.

1859'da Sultan Abdülmecid hana karşı isyan ve suikast girişimde bulunan 41 kişinin de bu tarikata mensup oldukları bilinmelidir. Gizli yapılan işleri anlamak zordur. Ama sonradan da olsa anlaşılan kadarının anlamak bile bize yeter. Bu fitne odaklarının ülkeye verdiği zarar hiçbir ölçeğe sığmaz.

Bu ülke ileri gitmek istiyorsa önce ayağına takılan prangalardan kurtulması lazımdır. Ondan da önce ayağına pranga takılmış olduğunu anlaması gerekir. Sonra bunlardan kurtulması lazım ki ileri gitme istidadını yakalasın.

Sanıyorum ki, devletimiz üst kademelerinde bu durum vuzuha kavuşmuş olmalı ki, iler adımlar atılmaya başladı.

Bu yüzden dış mihraklar her haltı yemek için harekete geçiyor.

Bu yüzden içerdeki uzantıları olan hain zihniyet sahipleri yaygarayı çoğalttılar.

Bu yüzden benzemezler bile kucak kucağa fısıldaşır oldular

Bu yüzden karşı ittifaklar, namazlı-kuranlı konuşmalar yaparak saf müslimanların gözüne girmeye çalıştılar.

Eh bu yazı bir İP ucudur. Düğümü çözmek sana kalmıştır. Zor değil. Azıcık firaset, birazcık, kabiliyet çok az da CİBİLLİYET şart.

Daha kolayı var. Bu tür tarikatları ve Küçük Hüseyin ile onun müritlerini tanımak yeterli olacaktır.