İlginizi Çekebilir



Memiş OKUYUCU


Bir Üniversite Tercihinden Ötesi

Bu hafta ve önümüzdeki hafta, üniversite adayı öğrenciler için tercih haftası. Milyonlarca aile, 5-20 Ağustos 2021 tarihleri arasında Üniversite tercihi için bir dizi çalışmalar yürütecekler.


207 vakıf ve devlet üniversitesinin, görünen yaklaşık yarım milyon (494 bin)  kontenjan için, aday öğrenciler tercihte bulunacaklar.

Görünen rekabetin birinci kısmını ilk yüz bin, ilk altmış bin ve ilk on binlik sıradaki öğrencilerin okul, bölüm, meslek ve üniversite yarışı olarak kategorize edebiliriz. İkinci önemli konu ise ilk yüz bin içindeki  bazı üniversitelerle bazı bölümlerin yeni dönem şartlarına uyum sağlayamama durumunun ortaya çıkmasıdır. Siz bunu konjonktürü okuyamayan yahut idare ile çatışmayı tercih eden bazı üniversiteler olarak da alabilirsiniz. Zamana ve şartlara entegre olamayan kimi üniversite ve bölümler nedeni ile önümüzdeki yıllar içerisinde yukarıdaki ilk yüz bin sıralamasında kritik bazı değişmelerin olacağını bir tespit olarak buraya kaydetmemiz gerekiyor.

İşte tam bu noktada devletin aldığı önemli bir kararın tespitini yapmak gerekiyor. 2013 yılında Türkiye’nin başşehri Ankara’da yeni bir üniversite kurma kararı verildi. Tematik bir üniversite olmaktan öteye bu asrın sonundaki Türkiye perspektifi taşıması hedefi, bu kararın alınmasında tesirli oldu diyebiliriz. Gelişen, büyüyen Türkiye ideallerini küresel ölçekte hayata geçirmek üzere bir üniversite hedefi güdülerek bu yeni karara imza atılmıştır.  Bu yeni üniversite ‘araştırma odaklı üniversite’ sloganıyla akademik hayata kapılarını açtı. Bu üniversitenin en önemli niteliklerinden biri Asya, Afrika, Amerika, Avrupa ve  Türk Dünyasına yönelik olarak özel ‘Araştırma Enstitüleri’ kurarak, bölge çalışmaları adıyla  akademik vizyonunu ortaya koymak olmuştur.

Yeni nesil bu üniversite yüzünü bütün yeryüzüne doğru çevirmektedir. Bu nedenle özel donanım gerektiren iki fakültedeki yüzde otuz yabancı dil eğitimi sınırını, diğer branşlarda tümüyle yabancı dil eğitimi şeklinde uygulamaya koymuş. Hatta bu karar daha ileri taşınarak ikinci yabancı dil eğitimi kararı da bu üniversitenin akademik müfredatına eklenmiştir. Bu yeni üniversitede on dünya dilinde, öğrencilere ikinci yabancı dil öğrenme imkânı sunulmakta. Bütün bunlara, bu hedefleri gerçekleştirmek idealine odaklı hoca kadrosunu da eklemek gerekiyor.   

Yurt içi ve yurt dışına araştırmacı yetiştirecek araştırmacılar yetiştirmek hedeflendi. Bu üniversitemizde lisans üstü programlarının sayısı ve yelpazesi, lisans programlarının da ötesine taşındı. Beş Fakültedeki on bir (11) lisans programına mukabil, elli dört (54) yüksek lisans ve on dört (14) doktora programı ile toplamda altmış sekiz yüksek lisans programı fiilen açılmış durumda. Bu değerler nerede ise lisansın yedi katı kadar yükse lisans programı açılması anlamına gelmekte. Üniversitenin araştırma ve çalışmalarına sinerji katacak bir başka faaliyet alanı da pek yakında sosyokenti faaliyete geçirecek olmasıdır. Bu araştırma ve faaliyet alanı da, Türkiye çapında bir ilki teşkil edecek.

Üniversite tarihi eski Ankara’da, tarihi binalar içerisinde ve bir tarihin arasında, hemen yanındaki Milli Mücadelenin yapıldığı gazi ilk meclisin diriltici ruhunun motivasyonuyla, faaliyetlerini sessiz ve derinden sürdürüyor. Gözünü dış dünyaya doğru çevirmiş olan bu üniversitenin çok sınırlı kontenjan sayısı ile aldığı lisans öğrenci sayısı şimdilik iki bin beş yüz kadardır. Yabancı uyruklu öğrenci sayısı da üç yüz on bire ulaştı ve şimdiden toplam öğrenci sayısının yüzde onunu geçmiş durumda. Burada hedefin yüzde elli olduğunu belirtelim.

Bazı kararların büyüklüğü, içinden geçilen zamandan çok sonraları ortaya çıkar. Sonraki zamanlar,  kararın ve yapılan işin büyüklüğünü yaşayanlara gösterir. Zaman, bazı hakikatlerin ve kimi kararların isabetini ortaya koyar.

Bu üniversitenin asıl büyüklüğü,  mezunlarının kendilerini iş hayatında göstermeleriyle ortaya çıkacak. Klasik söyleyişle bu üniversite mezunlarının bütün yeryüzüne yayılmasıyla, müessiriyetini küresel ölçekte ortaya koymuş olacak.

Şurası bir gerçek ki, yeryüzünü fen bilimleri inşa eder. Ancak sosyal bilimler, inşa edenleri yetiştirir ve yeryüzünü/ülkeleri idare eder.

En zeki öğrencileri alıp, en nitelikli eğitim hedefi üniversitenin temel perspektifi durumuna gelmiş bulunmakta. Bu hedefinin emekleme dönemindeki bu üniversite, ayağa kalkış sancıları yaşamakta. Tarihe yürüyüşün çok uzakta olmadığı alenen görülmektedir.

Tercih yapacak olan milyonlarca anne babaya şunu özellikle belirtmek gerekiyor. Geleceği ve dünyayı yönetecek olanlar, dünyayı, zamanı ve Türkiye’yi iyi okuyup, doğru anlamlandıran nitelikli eğitim sahibi gençler olacaktır.

Geleceğin dünyasını geçmişte olduğu gibi sosyal bilimler yönetecek. Bilgiyi üreten ve iyi yöneten, çoklu öğrenip, analitik düşünen,  isabetle karar alabilen gençlerimizi yetiştirecek olan bu üniversite  dünyanın üniversitesi olacaktır.

Hayallerinin rüyasını görüp, bu rüyaları pek yakın bir gelecekte hakikate döndürmek isteyenlerin bilhassa bilmesi gerekir. Geleceğin Türkiye’sini ‘sosyal bilimler’ yönetecek. Tercihlerimiz, doğru anlama ve isabetli anlamlandırmalarla isabet kazanacak. Dünyayı doğru keşfedilmemize kapı aralayacaktır.

Sağlıcakla kalın.