İlginizi Çekebilir



Ahmet TOSUNCU


MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARIN ONURUDUR

Değerli Kardeşlerim; hiçbir İslam şehri evden dua ederek veya zalime lanet okuyarak fethedilmemiştir.


1917 yılının 11 Mart’ında Bağdat'ı, 7 Kasım'ında Gazze'yi, 9 Aralık'ında Kudüs'ü ve 10 Ocak 1919'da ise Medine'yi İngilizlere bırakmak zorunda kalmıştık. Sonra İngilizler Kudüs'ü Yahudi kuklalarına Bağdat ve Medine'yi Arap kuklalarına bıraktı. Biz bu şehirleri sadece evde dua okuyarak değil, topla tüfekle almıştık. Sanayi devrimini başaran İngilizler teknolojide gerekli atılımı yapamadığımızdan, şirketleşmeyi başaramadığımızdan topla tüfekle bize galebe çaldı. Geçen bir asırda Araplar uyuşukluklarıyla rezil rüsva oldular. Bir imparatorluk bakiyesi olan Almanlar iki dünya savaşından büyük zayiatla çıkmasına rağmen bugün yine bir dünya devi olmayı başardı. Biz de bir imparatorluk bakiyesi olmamıza rağmen son asırda iyi imtihan vermedik. Mesele Devletin 3-5 fabrika açması değil topyekûn bir kalkınmayla ülkeler bazında karşılaştırmalı üstünlük sağlamaktır. Yahudi, Mescid-i Aksa'yı pis postallarıyla çiğnerken camilerden salâ okumak dışında elimizden bir şey gelmiyor. Nazilerin soykırımından zor kurtulan Yahudi bu hoyratlığı yapabilecek güce nasıl ulaştı? Amerika'ya gidip nasıl çalıştıklarını, dünyayı kontrol edebilecek şirketleri nasıl kurduklarını, üniversitelerde nasıl yapılandıklarını ve büyük lobi gücüne nasıl ulaştıklarını anlamadan ahkâm kesmenin bir anlamı yok. Bugünkü gelinen noktada ise Mescid-i Aksa'da orucunu Coca Cola'yla açan bir Arap var.

Çalışmadan olmuyor. İş ahlâkımızı düzelteceğiz, ilim adamlarına değer vereceğiz, sanayimizi kalkındıracağız, tankımız, uçağımız, uçak gemimiz olacak, ilim adamlarımız icattan icada koşacak ki gücümüz âlemde ses getirsin. Ya Rabbi; bizi sadece bağırıp çağırmayla insanları korkutacağını sanan ve ondan sonra da yan gelip yatan basiretsizlerden eyleme Allah’ım.

 

Dört oğlunu daha önceki saldırılarda kaybeden bir annenin Mescid-i Aksa'ya girmek isterken onu durdurmak isteyen bir israil askerine verdiği cevabı İSA BALAY’ın kaleminden beraberce okuyalım:

 

Asker: "Geçemezsin"

Filistinli Anne: "Neden geçemezmişim?

Asker: "Burası bize ait. Geçmek için izin alman gerekiyor"

Filistinli Anne: "Ne izni? Benim olan, bizim olan bir yere giriyorum. Kimseden izin alacak değilim.
Eğer bu topraklar sizin ise bana dedenin mezarını göster. Hani nerede? Geçmişiniz yok sizin burada, atalarınızın mezarı bile yok. Oysa benim bin yıl öncesine kadar tüm atalarımın mezarı burada,
çekil önümden" der ve israil askerini iter...

Asker tekrar: "Dur diyorum sana. Yoksa kafana sıkarım"

Filistinli Anne: "Elindeki tüfeğe mi güveniyorsun? Ben dört oğlumu şehit vermişim bu topraklara. Canımı mı vermeyeceğim? Çekil önümden" der ve askeri iterek Mescid-i Aksa'ya girer.

 

Sevgili Kardeşlerim; bu olay, verecek bir canı kalmış ve en önemlisi kalbi iman dolu bir annenin Allah'tan başka kimseye boyun eğmediğinin canlı bir göstergesidir. Sen Allah ile olduktan sonra sana kim ne yapabilir?

Kalırsak mücadeleye devam.
Ölürsek şehidiz inşallah…

Kanımız aksa da ve biz dünya gözüyle göremesek te Zafer İslam’ındır. Zafer inananlarındır ve Zafer yakındır inşallah.

Rabbim, Mescid-i Aksa'nın kurtuluşuna ve özgürlüğüne kavuşmasında ve asıl sahiplerine teslim edilmesinde bizleri, evlatlarımızı ve torunlarımızı öncü eylesin. Bu yolda bizi, evlatlarımızı ve torunlarımızı; Şehitlerden, Sıddıklardan ve Sadıklardan eylesin…

İman varsa imkân da vardır. Üzülmeyin. Gevşemeyin. İnanıyorsanız galip geleceksiniz Allah’ın izniyle…

Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn
Essalâtü vesselâmü âlâ Rasûlinâ Muhammed’in ve âlâ âlihî ve sahbihî ecmaîn.

Yâ Rabbi! Yâ Rahmân! Yâ Rahim! Yâ ALLAH!
Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Yâ Erhame’r-Râhimîn

Kudüs ve Mescid-i Aksa ve mazlum Ümmet-i Muhammed için ellerimizi Sana açtık! Dualarımızı kabul buyur Allah’ım!...

Yâ Azîz! Yâ Hafîz! Yâ Kavî! Yâ Cebbâr! Yâ Vâhid’el-Kahhâr!

Filistinli ve bütün mazlum kardeşlerimiz adına Sen’in bu güzel isimlerine sığınıyoruz. Bizi geri çevirme Allah’ım!...

Yâ Kâdir! Yâ Muktedir! Yâ Mu’în! Yâ Metîn! Yâ Müste’ân!
Kudüslü kardeşlerimiz adına Sen’den yardım diliyoruz... Yardımını esirgeme onlardan Allah’ım!...

Yâ Müntakîm! Yâ Azîzün Züntikâm!
Mazlumların intikamını zalimlerden Sen al ve bizleri de intikamına vesile kıl.

Yâ Rabbi!
Bizim, İslâm Ümmetinin ve özellikle Kudüslü kardeşlerimizin duâlarını kabul buyur.
Şüphesiz Sen işitensin ve bilensin.

Velhamdülillâhi Rabbil Âlemîn ve Sallâllahü âlâ Rasûlinâ Muhammed’in ve âlâ âlihî ve sahbihî ecmaîn.
 

Âmîn.