İlginizi Çekebilir



Memiş OKUYUCU


Tarihe Geçen O Fotoğrafın Hikâyesi

Bazen yazıyı yazarsınız uygun başlık için bir beyin fırtınası yapmanız gerekir. Kimi zaman bu başlık, zihinde kendiliğinden oluşur.


Bir öğretmen bir hikâye: Zamanlama, zaman ve an

Bazen yazıyı yazarsınız uygun başlık için bir beyin fırtınası yapmanız gerekir. Kimi zaman bu başlık, zihinde kendiliğinden oluşur. Cümleler kelimeler arka arkaya sıralanarak metin ortaya çıkar. Bu yazı ikinci türden ortaya çıktı. Konumuz artık hepimize çok malum olan bir öğretmen öğrenci fotoğrafı.

Her şey Şanlıurfalı öğretmen Deniz Kılıç’ın  kendi isteği ile 2013 yılında atandığı Hakkâri Yüksekova’da başlar. Deniz hocanın görevde ilk senesidir. Hoca, 1. sınıfları okutmaktadır.  Fatih Sultan Mehmet İlkokulunda ilk senesinin sonunda ömrünün fotoğrafı olacağını bilmeden çektirdiği ‘‘o fotoğrafla’’ başlamış Deniz hocanın hikâyesi.  

2014 yılı haziran ayında Deniz Hoca, kapanma haftasında okulda öğrencileriyle bir hatıra fotoğrafı çektirmek ister. Bunun için arkadaşı İshak Düzenci’yi okula davet eder. Okulda uygun fotoğraf için çeşitli mizansenler ve farklı enstantaneler denerler. Burada Deniz hocanın pedagojik becerileri ile çocukların sempatik duruşları bir araya gelir. Bu işin üzerine güzel çekimler yapan  fotoğrafçı arkadaşının kabiliyeti de eklenince bambaşka güzelliklerle o anlar kayda girer. Zamana düşülen en güzel fikir kabilinden bir fotoğraf ortaya çıkar. Bu haliyle yılın, yılların en iyi öğretmen öğrenci münasebetlerini sembolize eden fotoğrafı çekilmiş olur.

Çekimler bittikten sonra Deniz hoca, fotoğrafları kendi sosyal medyasında paylaşır. Ve sonrasında öğrenciler paylaşırlar. Ancak bir şey hemen dikkat çeker. Alakadarları bu fotoğrafı hemen keşfeder. Fotoğraflar içerisinde bu fotoğraf çok hızlı bir şekilde paylaşılmaya ve yüksek beğeniler almaya başlar. Bu fotoğraf öğretmen ve meb idarecileri tarafından öğrencilere, kucağı ile birlikte yüreğinin enginliklerini açmış en ideal öğretmen resmi olarak gösterilir. Hatta bazı sergilerde veli ve eğitimcilerin bu resmi görmeleri önerilir. Bazı duvarları süslemeye başlar. Öğretmenler Günü afişlerinde bu fotoğraf kullanılmaya başlanır. Hatta giderayak fotoğrafın şöhreti ülke sınırlarını aşar ve yurt dışında da yayılmaya başlar. Deniz Kılıç’ın Avusturya’da çalışan amcası bir okulun tanıtım afişinde bu fotoğrafı gördüğünü söyler. Giderayak öğretmenler kendisine,  çeşitli yollarla ulaşarak bu fotoğraf için teşekkürlerini iletirler. Akabinden de ‘işte bu yüzden iyi ki öğretmenim’  şeklinde mesleklerini öne çıkaran ve öğretmenliği ne kadar çok önemsediklerini anlatan ifadeler dile getirirler.

Netice olarak fotoğrafın şöhreti Meb kapılarına dayanır. Bu fotoğrafın nitelik ve ehemmiyetinden Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı haberdar  olur. Ve fotoğrafı 2016 senesi şubat ayında yapılan 30 bin öğretmenin ataması töreninde çerçeveleterek, yeni görev yapacaklara bir nümune, bir model oluşturması için  Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’a, yılın öğretmen fotoğrafı olarak takdim eder. Böylelikle fotoğrafın şöhreti Cumhurbaşkanına takdim edilmek suretiyle taçlandırılmış olur.

Peki bu fotoğraf neden bu kadar çok tutmuştu? Burada Sultan 2. Abdülhamit Han’ın: ‘’Her fotoğraf bir fikirdir’’ sözü ile bu konuya bir pencere açalım. Bu fotoğraftaki hangi fikir, bu kadar fazla alaka görmesine sebep oldu?

Fotoğraftaki ana fikre yakından bakalım.

Deniz Kılıç öğretmenin pedagojik kabiliyetine, çocukların çocuksu ve masumane görüntüsü eklenmiş. Bir doğru zamanlama ile fotoğrafçı da, öğretmen-öğrenci münasebetlerini en ileri derecede temsil edebilecek  bu görüntüyü tespit ederek fotoğraflamış. İşte işin esas kısmı ondan sonra başlamıştır. Eğitimci, maarif adamı, öğretmen, müdür, veli, öğrenci ne kadar alakadar insan varsa zihin ve iç dünyalarındaki ideal öğretmen fotoğrafı ile bu fotoğraf örtüşmüş. Adeta bu fotoğraf insanların hayallerini süsleyen ideal öğretmen profilini sembolize eder olmuş. Halk irfanına karşılık gelen öğretmen-öğrenci, muallim- talebe, mürebbi-çocuk hayali bu fotoğraf ile karşılanmıştır. Bu fotoğrafta milletin hakikati ile uygulamanın idealizmi bütünleşmiştir.

Öğretmenlik elbette emekle yapılır. Ancak öğretmenlik öncelikle yürekle yapılan bir aşk mesleğidir. Bu fotoğraf, Deniz öğretmenin şahsında yüreğini katarak yaptığı öğretmenliğinin vücut bulmuş hali görülmüştür. Öğretmenlik aşkı, çocuk sevgisi, öğretmenlik muhabbeti, öğretmenlik sevdası yüreklerde ve maşeri vicdanda karşılık bulmuştur.

İyi niyetle, doğru zamanda, doğru usüllerle yapılan işler Hakk’ında, halkında rızasını kazanır. Zamanlaması uygun işler, zamanın hevengine değil mihengine vurulur. Bir an olur tarihe geçer.